AŞK MI? ÖZGÜRLÜK MÜ?

  • AŞK MI? ÖZGÜRLÜK MÜ?




    Umut bütün gece yatağında dönüp durmuştu. Uyku tutmuyordu artık.Nedenini bilmiyordu. Veya bilmek istemiyordu.Kendisine bile söylemekten korktuğu açıklıyamadığı bir şeyler yaşıyordu yüreğinden.
    Sabahın erken saatinde saat 08:30 kapısının zili çalıyordu. İçinden kim bu münasebetsiz böyle erkenden kapımı çalıyor diye söylendi.Hiç niyeti yoktu kapıyı açmamak için.Kendisini uykuya verdi,.. Ama kapı zili durmadan çalıyordu. Canı iyice sıkılmış bir şekilde kapıyı açmaya gitti. Uykulu gözlerini ovuşturarak. pijamasını düzeltti. Sonra sert bir sesle "Kim oooo" diye gürledi.
    Kapıyı açmadan duyduğu o güzel ses içini yaktı. Kapıdaki "Aç benim ben geldim, ben aşk "dediğini duydu
    .Umut kulaklarına inanamıyordu.


    Hemen kapıyı açtı içi titreyerek.
    Gözlerine inanamıyordu. Kapaya gelen genç ve güzel kız Masmavi gözlü, dalgalı Siyah saçlı çok güzel bir genç kızdı.
    Umudun yüreğinde bir şeylerin oynadığını hissetti.Yüreğinden akan o sıcacık duyguyu yıllar öncede olduğunu düşündü. Hemen ellerini uzatıp Aşk’ı içeriye aldı. Onun o sıcacık kar beyaz ellerini tutup dudaklarına götürdü.hafif bir büse bıraktı Aşkın o ince narin parmaklarına.."Hoş geldin " dedi "Seni hiç beklemiyordum" Aşkı salano aldı.Aşk mis gibi kokusuyla bütün evi kaplamıştı.Güzelliği ve içinin sıcaklığıyla bütün evi aydınlatmıştı.Umut gözlerine inanamıyordu Yaşadığı evin bu kadar güzel olduğuna bir türlü. İçi birden bire çoşkuyla doldu.Çocukluğunda yaşadığı ev gibiydi artık evi, sıcak ve aydınlık
    Umut banyoya gidip elini yüzünü yıkadı.Salona gelip "kahvaltı yaptın mı ?"diye sordu.Aşk senin için erken geldim dedi.Umut kahvaltı hazırlıyacağını ve beraber yapmalarini söyledi. Aşk paltosunu çıkarıp, Umutla birlikte mutfağa gidip kahvaltı yapmak için hazırlığa girdi. Umut yıllarca aradığını bulmuştu yanı başında duruyordu.Yüreğindeki ateş onu daha çok kavuruyordu. Evet işte AŞK yanındaydı onunla birlikteydi.


    Kahvaltı hazırlıyorlardı özlemini çektiği o kahvaltıyı.
    Beraberce konuşmaya başladılar.Hiç susmadan birbirine kendilerini anlatıyorlardı.Şakalar yapıp gülüyorlardı. Umut hayatında almadığı kadar büyük bir zevk almıştı kahvaltıdan.Hayatı boyunca yaşamamıştı böyle güzel bir kahvaltı.Kahvaltı saatlerce sürmüştü. Şakalarla gülmelerle fıkralarla geçmiş. Bir türlü masadan kalkmak istemiyordu Umut.
    Bu Aşkında çok haşuna gitmişti. Çünkü Aşk Umut için gelmişti. Ve Umud’u bırakmak istemiyordu masada.. Kahvaltı bitince beraberce topladılar masayı aynı keyif içinde. Mutfakta işleri bitince beraber salona geldiler. Birbirine kendilerini arkadaşlarını,. yaşadıkları olayları, dünya meselelerini anlattılar..Hep güldüler.Her olay karşısında Aşk bir şaka yapıp Umud’un kahkalara gülüyordu.


    Beraberce el ele evden çıktılar. Havanın serin olmasına aldırmadan.uzun bir yürüyüş yaptılar. sahile indiler.Sahildeki kumlar bile bir başka güzel görünüyordu Umud’a.Aslanda hep gezdiği sahildi ama bu gün bir başka güzeldi.
    Yüreklerindeki sıcaklık onların havadaki serinligi duymalarına izin vermiyordu. Ayakkabılarını çıkarıp sahilde kumlar üzerinde yürüdüler .Ve sonra oyuna döndü herşey birbirine su şakaları yaptılar, dalganın ayaklarının ucuna kadar getirdi köpükler üzerimde hoplayıp durdular.



    İkisine tamamen çocukluğundaki o sevdikleri oyuna kaptırmıştı kendisini.Küçük çakıl taşlarını denize doğru suyun üzerinden sektirerek atmaya başladılar.Kendi aralarında büyük bir yarış varmışcasına gülerek şakalar yaparak çakıl taşlarını suyun üzerinden sekmelerini seyrettiler.Çok mutluydular. Bu mutluluga herkes şahit oldu.Güneş bile bu mutluluk karşısında dayanamadı gözlerindeki sular güzel bir akşama yağmur olarak bıraktı.
    Umut Aşkın elini tuturak, koşarcasına ev gittiler. Umut bir havlu alarak önce Aşk’ın saçlarını kuruladı. Aşk’ın o güzel saçlarına zarar verecek diye içi sıkışıyordu.Severek ve okşayakar Aşk’ın saçlarını kuruladı. Sonra kendi sacına ve üstüne başına baktı. Bir kırmızı şarap açarak içmeye başladılar ikisininde çok mutluydu. Şarapları yudumladıkça biraz daha ısınmışlardı.Yağmurdan düşüyen bedenleri.



    Aşk pencere kenarına geldi usulca yağan yağmuru seyretmeye başladı.
    Umut sessizce yaklaşıp Aşk’ın yanında oda yağmuru seyrediyordu.Umut hayatında ilk kez yağmurun bu kadar güzel yağdıına şahit olmuştu.
    Saat ilerlemeye başladı.Umut Aşkın yaptığı espirilere yine gülüyordu. Tamamen kendisini Aşk’a ve onun şakalarına bırakmıştı.Zaman su gibi akıp gidiyordu. Bir ara Aşk ve umut göz göze geldiler. Aşk’ın içi titredi. birden aklı başına geldi. Bu gün çok güzel bir gün geçirmesine rağmen bir tek şeyi ikiside kaçırmıştı. Her şeyden konuşmuşlardı.,her şeyden. Atladıkları bir konu vardı kendilerinde ve geleceklerinden konuşmayı unutmuştular.İçi burkulan Aşk. banyoyu kullanmak için ayağıya kalktı. banyoya giderek gelmesi 2 veya 3 saniye sürdü. Ve salona dönüp Umuttun gözlerine bakarak ta içlerine gitmesi gerektiğini söyledi.
    Umut bir anda olayın şokunu üzerinden atamadı. Hemen kalkıp Aşk’ın paltosunu tutarak giyinmesine yardım etti.Gece olmuştu. İkiside zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamamıştı.Çok hızlı başlayan gün artk tüm ağırlığıyla Umud’un sanki üzerine geliyordu.Aşk’da aynı durumdaydı.
    Umut kapıyı açtı. Aşk kapıdan çıkarken bir kez daha salona doğru dönüp baktı. Bütün gününü geçirdiği salonu sanki beynine kazıyor gibiydi.Usulca Umud’un yanaklarına bıraktığı öpücükle gülümseyerek merdivenin basamaklarına doğru yöneldi.
    Basamaklar gözünde çok büyümüştü. Sabah buraya koşarcasına gelmişti ama böyle uzun değil basamaklar. 2 basamak indikten sonra arkasını dönüp Umuda bugullu gözlerle baktı. Beni bırakma dercesine. Aşk basamakları usul usul indi.


    Umut kapıyı kapatıp salona döndü gördüğü manzara karşısında bir an gözlerine inanamadı.Bu gün evindeki o muhteşem güzellik gitmiş, yerinde o soğuk duyğusuz ev geri gelmişti.Umut yanlızlığına sığındı yine, televizyonunu açtı. Ama yok hiç birşeyin tadı yoktu artık onun için.Evet bir yerde hata yaptığını biliyordu ama nerede onu tam olarak hatırlayamadı. Suskun olarak iç dünyasına tekrar döneceği sırada. birde Aşk’ın onu mest eden kokusunu duydu. hemen yerinde kalktı ve kokunun geldiği yöne banyoya gitti. Lavabonun üstünde küçük beyaz bir kağıda yazılmış küçük bir not vardı.



    Yüreği çarparak okuyordu.UMUT senin için geldim.AŞK mı? yoksa ÖZGÜRLÜK mü? Evet Umudun gözlerinde yaşlar boşanıyordu.Yaptığı hatayı anladı.Konuşulması gereken şeyleri konuşmamıştı.Seneler önce buldugu ve kaybettiği sevgilisi için yüreğine ördüğü duvar artık yıkılmaya başlamıştı.Deliler gibi ağlayarak elindeki o bezay kağıda yazılı mesajla, evin kapısını açtı.Koşar adımlarla binanın dışına çıktı. Aşk yavaş yavaş uzaklaşıyordu.Umut arkasında bağırdı,
    Özgürce yaşamı ben seçmiştim. ben artk bu yanlızlıktan kalmak istemiyorum ben AŞK’I seçiyorum seni istiyorum.Seni seviyorum.beni bırakma diye bağırdı. ağlayarak...


    15 Şubat 2009


    Seviyorsanız asla vaz geçmeyin.
    Sevmek emek demek.
    Sevmek için yürek gerek,
    Yüreksiz kalmayın...

    • 18 Şubat 2009
    • DENİZSUU
    • Seyhan Bakan
  • Yorum Yaz
    Arkadaşların Burada !
    Arkadaşların Burada !